Nabıcaz Be Kamil ve Tüketim Toplumu

0
199

Tüketim hızına dair hep verdiğim bir örnek var. Ben öğrencilik yıllarımda fotoğrafçılığa merak saldım. O yıllarda fotoğrafçılık oldukça manuel bir işti. Filmlere çekilir, film ayrı banyo edilir, baskı ayrı banyo edilir. Kıymetliydi o nedenle fotoğraf bizim için. Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği’nden çıkmadığım zamanlardı. Fotoğraf uzun uzun incelenecek ve üzerinde konuşulacak bir meta idi. Bir sanat objesiydi kim çekerse çeksin. Ayda bir “Ayın Fotoğrafı” yarışması düzenlenirdi. Bir sanatçı üstad davet edilirdi seçim için. Heyecanla en beğendiğimiz fotoğrafları seçer, basar ya da bastırır teslim ederdik. Üstad her bir fotoğrafın üzerinde tek tek durur, konuşur ve dereceye giren fotoğrafları seçerdi. Benim bir fotoğrafım seçildi ki hala gözümün önündedir kendisi olmasa da. Ne keyif. Sonra o fotoğraflar duvara asılır, bir yıl kalırdı.

Yıllar geçti, dijital fotoğraf fotoğraf mıdır, değil midir tartışması geride kaldı ve esas fotoğraf haline geldi. Sonra “Fotokritik” diye bir web sayfası kuruldu. Beğendiğiniz fotoğrafları gönderiyordunuz. Yayınlandığı anda ana sayfaya çıkıyor, oy bekliyordu. Genelde bir fotoğrafın ana sayfada kalma süresi yarım saat ile sınırlıydı, hemen yenileri geliyordu. En fazla oy alanın ömrü bir gün oluyordu. Birkaç yıl önce de sosyal medyanın dişlilerine dayanamayarak kapandı gitti. Şimdilerde sosyal medya hesaplarımızda fotoğraflar bir görünüyor bir kayboluyor. Öylesine tüketilebilir bir meta fotoğraf, diğer pek çok şey gibi.

Bugün ünlü oyuncu ve seslendirme sanatçısı Haldun Boysan hayatını kaybetti. Hiç başrol oyuncusu olmadı ama her rolün adamıydı. İri bedeni ve karakteristik sesi ile herkesin bildiği bir kişilikti. Abisi Aydın Boysan ile beraber anılırdı hep. “Nabıcaz be Kamil” idi Gemide, Kurtlar Vadisi’nin Tombalacısı. Sağlam Beşiktaşlı. Bugün öldü. Alışkın olduğumuz üzere Twitter gündemine #HaldunBoysan etiketi ile düştü, yine oradan gördük bir yıldızın kaydığını. Sonra gün içerisinde o kadar boş konu gündeme geldi ki öğlene kadar bile etiketi dayanmadı, kayboldu gitti usta. Oysa o kadar bilinen bir oyuncu en azından bir gün orada kalmayı hak ediyordu. Olmadı. Bir dünya anlamsız etiket var an itibariyle. Öyle çabuk tükettik gitti Haldun Ağabeyi.

Maalesef içinde yaşadığımız toplumun ve çağın vebasıdır tüketmek. Tüketim toplumu sadece eşyayı, kaynakları, yeme içmeyi tüketmez. Hayatları da tüketir bu toplum. Sanat saklanır ve kollanır bir şey değildir, günübirlik bir eğlencedir sadece. İnsanlar tüketilir, yaşamlar tüketilir, ölümlerle beraber. Tüketmek, tüketim toplumunun tek motivasyon kaynağıdır. Yaşamın devamıdır. Birey ancak tükettiği sürece hayatta kaldığını kabul eder, tüketmediği anda yok hükmündedir. Sinir yapar, panik olur, nefesi kesilir. O yüzdendir bir hafta sonu bile karantinaya katlanamamamız, o yüzdendir markete hücum etmelerimiz. O yüzdendir tuvalet kağıdı için kavga etmek, en kolay tüketilir malzeme odur çünkü.

Bu yazıyı rahmetli Haldun Boysan için kaleme aldım. O ve tüketilen tüm değerlerimiz için.

Nur içinde yat büyük Beşiktaşlı. Aydın Ağabeye çok selam söyle.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz