Güvenmek Lükstür

0
136

Birinden ya da bir şeyden şüphelenmek ne kadar yorucudur. Aklın köşesinde sürekli bir soru işareti. Ağzın içinde bir çürük diş. Su içsen sızlar, tatlı yesen ben buradayım der. Şüphe, şüpheyi doğurur. Yeni sorulara gebedir. Sormak istemezsin bazen, ama aklından da çıkmaz. O zaman gelsin araştırmalar, sosyal medya takipleri, el altından soruşturmalar. Masraf incelemeleri, iş dünyasıysa tekrar tekrar hesaplamalar. Çaktırmadan birilerinin ağzını aramalar, off, ne kadar yorucu.

O yüzden sanılanın aksine pek çoğumuz güvenmeyi tercih ederiz. Ekmek aldığımız fırının temiz olduğuna ve işçilerin hamur teknesinde Tiktok videosu çekmediklerine inanmak isteriz. Uçağa bindiğimizde pilotun becerisini sorgulamayız. Bir seferinde Yusufeli Havaalanında bir uçuş deneyimi için bindiğim tek motorlu uçağın pilotunun hoca olduğunu düşünürken, uçuşunu tamamlamaya çalışan bir öğrenci olduğunu havalanmak üzereyken öğrenmiştim. Her ne kadar keyifli bir buçuk saatlik bir uçuş olsa da, ilk anlar oldukça gergindi.

Sevdiklerimize de güveniriz, dostlara, çalışma arkadaşlarımıza. Emlakçıya, yol tarifi sorduğumuz insana, böyle sürer gider. Dünyanın düzeni için doğruluk eğilimi önemlidir. Sürekli sorgulamalarla hayata devam etmek çok zor. Fakat en çok da, inandıklarımızdan aldığımız darbeler yaralar, bizi sarsar.

Eğitimlerimde hep söylediğim bir söz var: Güvenmek bir lükstür, bedelini mutlaka ödersiniz. Elbette bu her durum için geçerli değil, fakat çoğu kez karşımıza çıkıyor. Yine bununla bağlantılı olarak eğitimlerde söylediğim bir cümle daha var: Soru sormadan doğruya ulaşamazsınız. Eğer olası bir yanılma payı varsa mutlaka sorun. Aklınıza takılan pek çok şeyi aslında bilinçaltınızdaki koruma programı sorduruyor. Düşünen beyninizle bu soruyu bastırmayın, usulünce sorun, ya da en azından araştırın. Doğru olduğunu öğrendiğinizde siz de rahatlayacak ve daha bilinçli güveneceksiniz. Eğer doğru değilse de bir tedbir almış olacaksınız.

Eğer muahatabınız normalden farklı hareket ediyorsa, olması gerekenden çok fazla cümle kuruyorsa, olası bir masrafı binle çarpıyorsa, hiç beklemediğiniz bir iyilik bir anda karşınıza çıkmışsa, konuşanın ses tonu bir anda tizleşiyorsa, hiç istemeden bir sürü yemin gelmişse en azından bir sorun derim.

Güvenmenin rahatlığına kaptırmayın kendinizi, her lüksün mutlaka bir bedeli vardır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz