İletişim Kuramamanın 5 Yolu:

0
91
Several colleagues communicating at meeting against window

Sizlere iletişim kurmanın teknikleri her fırsatta anlatıldı. Bu konuda kitaplar okudunuz, mucize iletişim kitapları hatmettiniz, belki de çok tanınmış hocalardan dersler aldınız. Yine de karşınızdaki insanlarla iletişim kurmakta zorlanıyor musunuz? İki kelimeyi yan yana getiremiyor, anlattıklarınızı anlamadıklarında öfkeleniyor, kaçıp gidesiniz geliyor mu? Ben size çok kısa bir biçimde nasıl iletişim kuramayacağınızı ya da başarısız olacağınızı maddeler halinde yazacağım. Belki o zaman hatanın nerede olduğunu görür ve daha başarılı iletişim kurma yolunda bir çaba harcarsınız:

1. Farklı olun, ayrı durun: İnsanlar kendilerine benzeyen insanlarla kendilerini rahat hisseder, daha kolay yakınlaşırlar ve iletişim kurarlar. Kendilerine benzer insanlar daha ikna edicidir. Calgon reklamlarında ya da halı temizleyici reklamlarındaki tombik teyzelerin oynamasındaki espri budur. Siz mümkün olduğunca onlardan farklı görünün. Onlardan farklı konuşun. Ne kadar üstün olduğunuzu her fırsatta gözler önüne serin.

2. Hayata kendi çerçevenizden bakın, asla başka bir bakış açısı kabul etmeyin: Fotoğrafçılıkta temel bir kural var. İki noktadan tek bir doğru geçer ancak tek noktanın sonsuz doğrusu, dolayısı ile sonsuz bakış açısı vardır. Bu nedenle insanların hayata bambaşka bir açı ile bakıyor olması elbette doğaldır. Siz siz olun, doğal olmayın. Kendi çerçevenizi çizin, hayata hep oradan bakın ve asla başka bir bakış açısı kabul etmeyin. Buna da bir kılıf bulursunuz nasıl olsa; özgün olmak deyin; prensip sahibiyim, kendi doğrularım var filan diyerek yürüyün.

3. Dinlemek yorucudur, siz sadece konuşmayı deneyin: Sanılanın aksine konuşmak değil dinlemek yorar insanı. Hayatta hepimizin tek derdi dinleyecek insanlar bulmaktır-ki karşılarında hazır kitleleri ile bu konuda öğretmenleri ve imamları şanslı bulurum. Bu nedenle tercihimiz konuşan insan olmak ve mümkün olduğunca dinlememektir. Buradan hareketle asla dinlemeyin. Karşınızdaki konuşurken daima söyleyeceğiniz cümleler üzerine kafa yorun. Beden dilinizle hep konuşmak üzere olduğunuz izlenimini verin; hatta sık sık karşınızdakinin sözünü kesin.

4. Karşınızdakini yargılayın, ama sağlam yargılayın: Tavsiye, eleştiri ve yargılama arasında dağlar kadar fark vardır. Tavsiyeyi herkes sever, eleştiri haklı olursa yardımı olur ama kimse yargılanmaya gelemez. Yargılama sizin kendi değer yargılarınız doğrultusunda olur çünkü. Siz siz olun, sağlam yargılayın. Nalına da vurun, mıhına da. Sonra kendinizi avutacak bol bol atasözleri bulabilirsiniz kolaylıkla: “Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar”, “Dost acı söyler” gibi.

5. Derdinizi uzuuuun uzuuuun anlatın: İletişimin sırrı basitlikte yatar. Ne kadar kısa ve basit, o kadar anlaşılırdır. Sanılanın aksine bir şeyi basit anlatmak pek o kadar kolay da değildir. Kitap özeti hazırlarken ne kadar zorlandığınızı hatırlasanıza. Philadelphia filminde Tom Hanks’in avukatının sözlerini hatırlayın: “Bana beş yaşında bir çocuğa anlatır gibi anlat lütfen”. Siz elbette bu yoldan yürümeyin. Ne kadar karmaşık, o kadar sağlam. Biraz süslü kelimeler bulun, bildiğiniz İngilizce kelimeleri sıralayın. Siz basit bir kişi değilsiniz, elbette uzuuun cümlelerle kendinizi anlatacaksınız.

Listeyi uzatmak mümkün ama bunlar en önemlilerin başında geliyor. Belki sonraki zamanlarda ek listeler de hazırlayabiliriz. Karşınızdaki kişi ile iletişim bir çıkmaza girdiğinde bu maddeleri hatırlayın lütfen. Arada bazılarını uyguluyor olabilir misiniz?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz